CrazYD


 
AnasayfaPortaLGaleriSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
IceBLue
קคtг๏ภ
קคtг๏ภ
avatar

Mesaj Sayısı : 1238
Yaş : 25
Nerden : South Park
Fanatik :
Kayıt tarihi : 20/07/08

MesajKonu: VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT   C.tesi 30 Ağus. - 18:23

VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT

Sultan
Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir
kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.


Tıkandı baba, çay getir. Tıkandı baba, oralet getir. Vb

Bu durum Sultan Mahmut un dikkatini çekmiş.

Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi?

Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba

Anlat baba anlat merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi. Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;

Bir
gece rüyamda birçok insan gördüm ve her birinin bir çeşmesi vardı ve
hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. "Benimki de
onlarınki kadar aksın" diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu
açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya
başladı. Bu sefer içimden " Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki
eskisi kadar aksın" dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç
akmamaya başladı. Ben yine açmak için uğraşırken Cebrail göründü ve
Tıkandı baba, tıkandı. Uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım "Tıkandı
baba" ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada
çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.


Tıkandı baba nın anlattıkları Sultan Mahmut un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına ;

Hergün
bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir
altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz.


Sultan
Mahmut un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı
getirmişler. Tıkandı baba ya baklavaları vermişler. Tıkandı baba
baklavayı almış , bakmış baklava nefis. " Uzun zamandır tatlı da
yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim" diye içinden
geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken
"Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim" demiş
ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya:


Taze
baklava, güzel baklava ! Bu esnada oradan geçen bir Yahudi baklavaları
beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı baba baklavayı
satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.
Yahudi baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken
ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim diğer
dilim derken bir bakmış her dilimin altında altın. Ertesi akşam Yahudi
acaba yine gelirmi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın
adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı
baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı
yere gitmiş. Yahudi hiçbir şey olmamış gibi


Baba
baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım,
demiş. Tıkandı baba da Peki, demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı babaya her
akşam baklavalar gelmiş ve Yahudi de her akşam Tıkandı baba dan
baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut ;


Bizim
Tıkandı baba ya bir bakalım, deyip Tıkandı baba nın yanına gitmiş. Bu
sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde
ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan;


Tıkandı baba sana baklavalar gelmedi? mi, demiş

Geldi sultanım

Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?

Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağolasınız, duacınızım.

Sultan şöyle bir tebessüm etmiş.

Anlaşıldı Tıkandı baba anlaşıldı, hadi benle gel, deyip almış ve Devletin hazine odasına götürmüş.

Baba
şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse
hepsi senindir, demiş. Tıkandı baba o heyecanla küreği tersten
hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda
düştü düşecek. Sultan demiş;


Baba
senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar
sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve askerlerden birini çağırmış


Alın
bu adamı Üsküdar ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O
taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin demiş. Padişahın
adamları "peki" deyip adamı alıp Üsküdar a götürmüşler.


Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler. Baba,

Niçin, demiş. Askerler

Hele sen bir beğen bakalım demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline

Ne olacak şimdi, demiş

Baba
sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını
padişahımız sana bağışladı.demiş. adam taşı kaldırmış tam atacakken taş
elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu
durumu Padişaha haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur
sözünü söylemiş;


"VERMEYİNCE MABUD,

NEYLESİN SULTAN MAHMUT"

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://crazyd.wwooww.net
 
VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» merdum-i didem

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
CrazYD :: EğLence :: Muhabbet & Geyik-
Buraya geçin: